• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
ANI ÖYKÜLERİM

OKULLAR AÇILIRKEN

Minicik bedenler yollarda…

Cıvıl cıvıl sesleriyle…

Meraklı… Heyecanlı…

Sıkı sıkı tutulmuş eller…

Anne elleri…

Güven telkin eden eller…

Sıcak… yumuşacık…

Okula girerken bile bırakılmak istenmeyen eller…

Sınıftaki sırasına annesiyle birlikte oturan ürkek bakışlılar…

***

Bazı öğrenciler var, koşarak okula giden…

Annelerin, peşinden zor yetiştiği afacanlar…

Dönüp, arkasına bile bakmayan…

Kendinden emin bedenler…

cesur… atak… meydan okuyan adeta…

*** 

Anneler…

Özellikle anneler… 

Çocuklardan daha heyecanlı… 

Acaba çocuğunu teslim edeceği öğretmen nasıl biri?!

İyi biri mi?! 

Başarılı mı?!

Çalışkan mı?!

 

***

Geçtiğimiz öğretim yılında elinde 1. sınıfa gidecek çocuğuyla okul bahçesine dalan bir veli tam benim yanımda durdu ve bana:

“Hocam benim çocuğu 1 (..)  şubesine yazmışlar da öğretmeni nasıl biridir acaba? Yani ‘İYİ’ bir öğretmen midir?” diye sordu.

“Tam adamına sordun!” dedim.

“O öğretmen arkadaş da sizi merak ediyordu. Bu çocuğu bana vermişler ama babası nasıl biridir acaba? ‘İYİ’ biri midir diye soruyordu” dedim.

Dondu kaldı ve bir anda yok oldu yanımdan…

*** 

44 yıllık öğretmenlik hayatım bana şunu öğretti:

Öğrencinin başarılı olmasında başat etkendir aile…

%95 aile.

Ailenin durumu;

Eğitim düzeyi…

Entelektüel/kültürel düzeyi…

Ekonomik düzeyi…

Mesleki/makam yetkinliği…

vs… 

*** 

Son 22 yılımın öğretmenliğini şehir merkezinde bir ilkokulda yaptım.

Onlarca tıp/doktor öğrencim oldu.

Elektrik elektronik mühendisliği okuyan öğrencilerim.

Mimar-mühendisler vs..

İstisnasız bu öğrencilerimizin ailelerinin tamamı da üniversite mezunu…

Doktor anne-babalar…

Mühendis…

Lisede öğretmen… vs. 

Bu ailelerin evlerinde konuşulan konuların niteliği, kullanılan dil, kelime sayısı, kavram çeşitliliği ailede yetişen öğrencilerin kelime ve kavram dünyalarını da zenginleştiriyor.

Ve dolayısıyla bu durum ailede yetişen öğrencilerin, okuduklarını, dinlediklerini anlama ve yorumlama yeteneklerini de zenginleştiriyor.

*** 

20 yıl da köylerde öğretmenlik yaptım…

İlk ve en fazla ortaokul mezunu anne-babalar… 

Geçimleri çiftçilik, hayvancılık çoğunlukla… 

Ve evde konuşulan konular ve dil kısıtlı…

Bu da bu ortamda yetişen çocukların dünyayla kurdukları ilişkiyi sınırlı yapıyor kuşkusuz.

Küçümsediğim sanılmasın…

Asla…

Ben de köy çocuğuyum…

Ve tarlalarda büyüdüm.

*** 

Özet olarak anlatmak istediğim şu:

Hiç kuşkusuz öğretmenin rolünü önemsemiyor değilim.

43 yıllık öğretmenliğimi önemsizleştirmek gibi bir niyetim yok elbette.

Anlatmak istediğim, öğretmenin başarısının, elindeki öğrencilerin ve ailelerinin ortalama niteliğiyle doğru orantılı olduğunu söylüyorum. 

Çocuğun okul-eğitim başarısı, öğretmenden çok ailelerin okumuşluk, kültürel-entelektüel ve toplumda üstlendiği mesleki rol yetkinliği ile yakından alâkalı olduğunu söylüyorum.

Öğretmenin başarısını/çalışmasını/çabasını sınıfının ortalama “veli profili” belirlemektedir.

Bu durum, yapılan istatistiklerle de kanıtlanmıştır. 

***

SAĞLIKLI, BAŞARILI, VERİMLİ BİR EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DİLEĞİYLE…

Hava Durumu
Saat